Her şeyin başladığı cinayet! Bir dedektif efsanesinin başlangıcı! Bugün Hercule Poirot denildiğinde akla onlarca roman, unutulmaz vakalar, zekice çözülmüş cinayetler geliyor. Ancak her büyük hikayenin bir başlangıcı vardır. The Mysterious Affair At Styles yani Styles Köşkünün Gizemi , hem Poirot'nun ilk vakasını hem de Agatha Christie'nin yazarlık kariyerinin başlangıcını temsil eden özel bir roman olarak polisiye edebiyat tarihinde ayrı bir yere sahiptir. 1920 yılında yayınlanan bu roman ile Agatha polisiye tarihine şekil veren en etkili, en çok okunan yazar olacağından habersizdir. Daha da önemlisi bu kitap içim yarattığı Hercule Poirot'nun herkes tarafından çok sevilen ve dünyanın en zeki dedektifi unvanını gerçek bir kişi gibi hala üstünde taşıyan biri olacağını nereden bilebilirdi ki! Styles Köşkünün Gizemi ya da eski adıyla Ölüm Sessiz Geldi kitabının konusu; 1.Dünya Savaşının ardından Hastings arkadaşı John Cavendish'in annesinin Essex'teki köşkü olan St...
Polisiye edebiyatın en büyük sürprizlerinden biri! Akla hayale gelmeyecek bir son! Agatha'nın onlarca romanı arasından seçim yapmak zor ama zekice kurgulanmış ve okurun zihninde ince ince örülen bir eser okumak isterseniz işte Roger Ackroyd Cinayeti tam olarak böyle bir roman. Bu kitap polisiye edebiyatı içinde özellikle sevilen bir eser. Çünkü gerek kurgusu gerek anlatım ustalığı olsun ilgi çekici bir tarzı var. Agatha bu eserde aslında sadece basit bir cinayet romanı yazmakla kalmamış, okurların polisiye bir romandan beklentisini adeta sonsuza dek değiştirmiş. Bu kitabın kurgusunu ve sonunu ben de efsanevi bulmama rağmen benim en sevdiklerim arasından yer almıyor. Tabi ki bu tamamen benim kişisel görüşüm. Burada katili yazacak değilim ama katili öğrendiğimde Agatha'ya kızdığımı hatırlıyorum, tamam çok etkileyici ve sürpriz içerikli bir son ama katil resmen ustalıkla gizlenmiş okuyucudan. Okuyucu bulamasın diye ne gerekiyorsa yapmış resmen. Neyse dediğim gibi tamamen benim ...