Her şeyin başladığı cinayet!
Bir dedektif efsanesinin başlangıcı!
Bugün Hercule Poirot denildiğinde akla onlarca roman, unutulmaz vakalar, zekice çözülmüş cinayetler geliyor. Ancak her büyük hikayenin bir başlangıcı vardır. The Mysterious Affair At Styles yani Styles Köşkünün Gizemi, hem Poirot'nun ilk vakasını hem de Agatha Christie'nin yazarlık kariyerinin başlangıcını temsil eden özel bir roman olarak polisiye edebiyat tarihinde ayrı bir yere sahiptir. 1920 yılında yayınlanan bu roman ile Agatha polisiye tarihine şekil veren en etkili, en çok okunan yazar olacağından habersizdir. Daha da önemlisi bu kitap içim yarattığı Hercule Poirot'nun herkes tarafından çok sevilen ve dünyanın en zeki dedektifi unvanını gerçek bir kişi gibi hala üstünde taşıyan biri olacağını nereden bilebilirdi ki!

Styles Köşkünün Gizemi ya da eski adıyla Ölüm Sessiz Geldi kitabının konusu; 1.Dünya Savaşının ardından Hastings arkadaşı John Cavendish'in annesinin Essex'teki köşkü olan Styles Court'ta kalmaktadır. Dedektifimiz Poirot da o sırada Belçika'dan kaçıp İngiltere'ye sığınmış bir grup mülteci ile beraber aynı köydedir. Hastings ve Poirot tesadüfen karşılaşırlar. John Cavendish'in annesi şüpheli bir şekilde ölünce Hastings Poirot'dan bu olayla ilgilenmesini ve çözmesini ister. Böylece muhteşem ikilinin uzun yıllar sürecek dostluğu ve maceraları başlamış olur.
Styles Köşkünün Gizemi benim ilk on Agatha Christie'm arasında yer almaktadır. Ayrıca ilk okuduğum Christie romanlarından biridir. Serinin ilk kitabı olduğu için Agatha Christie okumak isteyenler bu kitap ile başlayabilirler.
Ben bu kitabı okuduğumda İngiliz miras hukukundan İngilizlerin günlük alışkanlıkları ve ev hayatlarına kadar çok şey öğrenmiştim. Ama esas dikkat çeken nokta zehirler konusuydu. Şöyle ki, Agatha 1.dünya savaşı esnasında gönüllü hemşire olarak çalışırken elinin altında çok sayıda zehir ve panzehir varmış. Hemşirelikten boş kalan vakitlerinde bu zehirleri ve panzehirleri öğrenmiş. Öğrendiği bilgileri de bu kitapta kullanmış. Kitabın bazı kısımlarında gerçekten kimya bilgisi gerekiyor. Aslında şimdi düşünüyorum da, Agatha neredeyse tüm kitaplarını farklı farklı yerlerde yazdığı için böyle sıra dışı bilgiler birçok kitabında var. Bu da benim Agatha Christie'yi sevme nedenlerimden biri aslında.
Kitabın bendeki baskısı üstte gördüğünüz gibi eski baskılardan biri olan 1989 baskısı. Gönül Suveren'in çevirisi. Eski kitaplara bayılıyorum. Türkçelerin yanı sıra İngilizce versiyonlarının da eski baskılarını almaya çalışıyorum. Özellikle Harper Collins'lerin eski baskılarını bulmak zor. Bu kitabı henüz okumayanlara da özeniyorum ve keyifli okumalar diliyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder