Şubat ayına uygun bir kış öyküsü ile karşınızdayım yine. Karla örtülü bir köy... Dış dünya ile bağlantısı kesilmiş bir malikane ve bu sessizlikte bir cinayet... Aslında tam bir kış öyküsü. Bu romanda Agatha teyze alışıldık kalabalık olay örgüsünden çıkıp okurunu adeta beyaz bir boşlukla ve belirsizlikle baş başa bırakıyor. Karakterlerin içindeki şüphe kar gibi yavaş yavaş yayılıyor. Romanın genelini düşündüğümüzde aslında yine küçük ayrıntılar, sezgiler ve insan doğasının zaafları ortaya çıkıyor. Konusuna gelecek olursak, Albay Trevelyan Sittaford Malikanesinin sahibi olmasına rağmen orayı bir süreliğine kiraya vermiş ve kendisi Exampton'da daha küçük bir evde yaşamaktadır. Sittaford Malikanesinin yeni sakinleri olan Willett'ler evde bir parti verirler. Partiye katılan kişilerle bir ruh çağırma seansı düzenlenir. Bu seans esnasında aldıkları bilgilere göre Albay Trevelyan ölmüş ya da ölecektir. Trevelyanın eski dostu Binbaşı Barnaby de partidedir ve Trevelyan'ı kontrol et...
Agatha Christie, Polisiye Edebiyat, klasik dedektif romanları ve çizgi romanlar okuyan ve üzerine bir şeyler yazan bir kız.