Ana içeriğe atla

Karla Örtülü Bir Cinayet: Sittaford Malikanesinin Gizemi


Şubat ayına uygun bir kış öyküsü ile karşınızdayım yine.

 Karla örtülü bir köy...

Dış dünya ile bağlantısı kesilmiş bir malikane ve bu sessizlikte bir cinayet...

Aslında tam bir kış öyküsü. Bu romanda Agatha teyze alışıldık kalabalık olay örgüsünden çıkıp okurunu adeta beyaz bir boşlukla ve belirsizlikle baş başa bırakıyor. Karakterlerin içindeki şüphe kar gibi yavaş yavaş yayılıyor. Romanın genelini düşündüğümüzde aslında yine küçük ayrıntılar, sezgiler ve insan doğasının zaafları ortaya çıkıyor.

 Konusuna gelecek olursak, Albay Trevelyan Sittaford Malikanesinin sahibi olmasına rağmen orayı bir süreliğine kiraya vermiş ve kendisi Exampton'da daha küçük bir evde yaşamaktadır. Sittaford Malikanesinin yeni sakinleri olan Willett'ler evde bir parti verirler. Partiye katılan kişilerle bir ruh çağırma seansı düzenlenir. Bu seans esnasında aldıkları bilgilere göre Albay Trevelyan ölmüş ya da ölecektir. Trevelyanın eski dostu Binbaşı Barnaby de partidedir ve Trevelyan'ı kontrol etmek için kötü hava koşullarına rağmen evine gider. Gittiğinde Trevelyan'ı ölü bulmasıyla olaylar bir cinayet soruşturmasına döner. Beni kitapta en çok etkileyen şey, şüphesiz kar ve kış temasının iyi işlenmiş olmasıydı. Sittaford Malikanesinin de dünyadan izole edilmiş bir yapıya bürünmesi gizemi arttırıyor.
Bu kitapta Agatha'nın genel kurgularının biraz dışına çıkılmış. Ben Agatha'nın çok batıl inanç sahibi olduğunu düşünmüyorum, çünkü başka hiçbir kitabında böyle ruh çağırma seansı yok. Sanırım gerilim vermeyi biraz da bu spiritüal ortamla yakalamaya çalışmış ve açıkçası başarılı da olmuş.
Bunların dışında bu kitapta klasik dedektiflerinden birini göremiyoruz (Poirot ya da Miss Marple). Aslında biraz düşününce Miss Marple'ın bu ortama rahat uyum sağlayabileceği akla geliyor. Zaten "Sittaford Malikanesinin Gizemi" nin TV uyarlamasında bu öykü bir Miss Marple öyküsü olarak anlatılıyor. ITV'de yayınlanan bu uyarlama kitaptan çok çok farklı. Karakterler, malikane ve ruh çağırma olayı dışında her şey farklı diyebiliriz. Finali bile bambaşka yapmışlar. Ama itiraf etmek gerekirse Miss Marple TV  dizisinin bu bölümü en sevdiğim uyarlamalardan biridir. Bence bunun da filmi çekilebilir, konu da çok uygun.
Son olarak kitaba tekrar dönecek olursak, kitabın final kısmı o kadar şaşırtıcı ki başa dönüp tekrar adımlarınızı takip etmek istiyorsunuz. Olay örgüsünün içinde bazı kısımlar kayboluyor ve detayları yakalamakta zorlanıyorsunuz ama Christie okurları buna alışkın oluyor genelde. Bu kitap genel olarak insanların korkuları, inançları ve suskunlukları üzerine düşündürüyor. Roman bittiğinde insanların belirsizlik karşısında ne kadar kolay yön değiştirebileceği düşüncesi aklınızda kalıyor. Belki de bu yüzden Sittaford Malikanesinin Gizemi" Christie külliyatı içinde daha az konuşulan bir kitap olsa da atmosferi ve kurgusu ile akılda kalıcı bir okuma deneyimi sunuyor.

Keyifli okumalar...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Agatha Christie Ve Kitapları

Bu bir giriş yazısı aslında. Bir Christie fanı olarak bu yazı ile bir yazı serisini başlatıyorum. Bu yazı Agatha Christie hakkındaki düşüncelerimi ifade eden bir giriş yazısı olacak. Size bir sır vereceğim. Agatha Christie okumaya üniversiteyi bitirdikten sonra başladım. Ne kadar geç kaldığımın farkındayım. Fakat bu durum ön yargılardan kaynaklanıyordu galiba. Evet kabul ediyorum, Agatha'nın romanlarının çok fazla bir edebi niteliği yok, okumak istemememin sebebi de buydu sanırım. Fakat okuduktan sonra anladım ki, kadın inanılmaz bir kurgu yeteneğine sahip. 70-80 arası bir sayıda romanı var sanırım. Ben de yarısını okumuşumdur muhtemelen. Kitaplarını yazdığı dönemi olan I. dünya savaşında 1970'li yılların II. yarısına kadar olan dönemi düşünürsek, ilk bakışta polisiye roman yazmak için ilgi çekici bir dönem gibi gelmiyor. Fakat, okudukça fark ettim ki inanılmaz bir potansiyel var. Polisiye ve cinayet konusunda inanılmaz yetenekli bu kadın. Çok başarılı bir şekilde cina...

Noelde Cinayet

Hercule Poirot’ya yakışır bir noel! Yılın belirli zamanlarında okuduğum kitaplara döndüm yine. Bunlardan biri de orijinal adı “ Hercule Poirot’s Christmas ” olan Noelde Cinayet tabiki. Agatha teyze yılın her döneminde her şekilde, her yerde bir cinayet romanı yazmış. Bu bilgiyi onunla ilgili okuduğum röportaj yazılarından edinmiştim. İlhamı beklememek ya da basit şeylerden ilham alabilmek çok güzel bir özellik. Ona çok özeniyorum bu konuda. Yanında hep not defteri ve kalem taşırmış, o anda aklına gelen fikirleri kaçırmamak için. Noelde Cinayetin konusuna gelirsek, zengin, cimri, fesat, yalancı ( daha birçok kötü özellik sayılabilir) iş adamı Simeon Lee tüm çocuklarını, gelinlerini ve torununu bu noelde malikanesine çağırmıştır. Herkes onun bir şeyler açıklayacağını zannederken o intihar gibi görünen tuhaf bir cinayete kurban gider. Bu ölümü araştırmak için de dedektifimiz Poirot gelir ve davayı ele alır. Tam bir kilitli oda gizemi ve bir malikane dolusu şüpheli. Ben tv uyarlamasını da ...

The Official Agatha Christie Puzzle Book

  Değişik bir Agatha Christie oyununa var mısınız? Gizem dolu bir bulmaca serüveni... Agatha Christie fanları için eğlenceli bir kitapla karşınızdayım.  Agatha'nın romanları dışında bu tarz koleksiyon ürünlerini çok seviyorum. Agatha Christie Limited şirketi her yıl daha fazla bu şekilde ürün çıkarmaya başladı. Aslında bu bir bulmaca kitabı. İçinde her çeşit bulmaca mevcut ama birçok bulmacayı Agatha'nın kitaplarını okumayanlar çözemez.  Kitap 9 bölümden oluşuyor. 9 Agatha Christie kitabı üzerinden her bölümde bu kitaplara yönelik bulmacalar veya oyunlar hazırlanmış. Ben çok keyif aldım. Hatta okurken işyerine götürmüştüm. Her sabah işe başlamadan önce kahvaltı yaparken bir yarım saat kitabı okuyor, bulmacaları çözmeye çalışıyordum. Çok eğlenceliydi. Kitabın içinde bahsi geçen dokuz kitap şunlar: Styles Köşkünün Gizemi Rahip Evindeki Cinayet (Ölüm Çığlığı) 4.50 Paddington Treni (Bu kısa öyküydü sanırım) Cinayet İlanı ABC Cinayetleri Ölü Adamın Sandığı Nil'de Ölüm Kütüphan...