Ana içeriğe atla

Noelde Cinayet

Hercule Poirot’ya yakışır bir noel!

Yılın belirli zamanlarında okuduğum kitaplara döndüm yine. Bunlardan biri de orijinal adı “Hercule Poirot’s Christmas” olan Noelde Cinayet tabiki.

Agatha teyze yılın her döneminde her şekilde, her yerde bir cinayet romanı yazmış. Bu bilgiyi onunla ilgili okuduğum röportaj yazılarından edinmiştim. İlhamı beklememek ya da basit şeylerden ilham alabilmek çok güzel bir özellik. Ona çok özeniyorum bu konuda. Yanında hep not defteri ve kalem taşırmış, o anda aklına gelen fikirleri kaçırmamak için.

Noelde Cinayetin konusuna gelirsek, zengin, cimri, fesat, yalancı ( daha birçok kötü özellik sayılabilir) iş adamı Simeon Lee tüm çocuklarını, gelinlerini ve torununu bu noelde malikanesine çağırmıştır. Herkes onun bir şeyler açıklayacağını zannederken o intihar gibi görünen tuhaf bir cinayete kurban gider. Bu ölümü araştırmak için de dedektifimiz Poirot gelir ve davayı ele alır. Tam bir kilitli oda gizemi ve bir malikane dolusu şüpheli.

Ben tv uyarlamasını da izledim. Orda giriş kısmı biraz daha farklı. Poirot aslında sakin bir noel geçirmeyi planlıyordur ama Simeon Lee onu arar ve noeli onun malikanesinde geçirmesini ister. Çünkü bazı kaygıları vardır. Fakat Hercule Poirot daha gözlemlerini bile yapamadan Simeon Lee ölür. Konu birçok yerde kitapla aynı tabiki ama filme ekstra bazı detaylar yedirilmiş ve güzel olmuş. Aslında Simeon Lee’nin ölmesini yazar da istiyor. Bu bazı kitaplarında çok net anlaşılabiliyor. Ben her zaman Agatha’nın yedi büyük günaha önem verdiğini ve bunu işleyenleri kitabında zevkle öldürdüğünü düşünürüm. Daha doğrusu Agatha sevmediği karakterleri veya ölümü hak ettiğini düşündüğü gerçekten kötü kişileri kötü bir şekilde öldürmeyi tercih ediyor.

Bu kitaptaki cinayetin de zekice tasarlandığını söylememe gerek yok sanırım. Hercule Poirot’nun davaları genelde çözülmesi zor ve karmaşık işler oluyor. Basit davaları da var ama Noelde Cinayet hem onlardan biri değil hem de bence Agatha’nın kültlerinden biri. 
Kitapta ve filmde epeyi noel teması görmekteyiz. Bu da ayrıca bir güzellik katmış. Filmde bunu daha yoğun görmekteyiz. Hatta filmde kitapta olmayan noele uygun bazı sahneler var, çok yerinde ve güzel olmuş. Bunların dışında kitapla ilgili satır aralarına baktığımızda yine bazı sosyal mesajlar görebiliriz. Hırs, açgözlülük, yalan, dolandırıcılık, inat, zina, intikam, hırsızlık… ne ararsanız var aslında.
Noelde Cinayetin tv uyarlaması tek bir tane. O da Poirot’nun ITV serisinde. Açıkçası konu iyi bir konu. Neden film uyarlaması yok ya da neden yapımcılar on küçük zenci gibi bunu da mini dizi yapmıyor, bilmiyorum. Mesela Seven Dials Netflixte ocak ayında yayınlanacak. Ben de izlerim muhtemelen. Aslında ben bunun Agatha’nın sevilen bir romanı olduğunu da düşünmezdim ama izledikten sonra karar vereceğim. Noelde Cinayetin bu dönemde çekilecek bir uyarlaması da nefis olurdu bence. Hadi film uyarlamasını geçtim; Altın Kitaplar dışında başka Türkçe baskısı veya bir çizgiroman uyarlaması yok. Özellikle çizgiromanı müthiş olurdu. Umarım çıkar ve keyifle okuruz.

 Sonuç olarak bu kitap klasik bir cinayet öyküsü ama yeni yılda iyi gider.

Keyifli okumalar.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ON KÜÇÜK ZENCİ- Adalet mi İntikam mı?

 Tüm zamanların en iyisi ! Basit ama zeki bir kurgu! On küçük zenci hakkında o kadar çok yazı yazıldı ki... Bu kitap hakkında İngilizce ve Türkçe o kadar çok okuma yaptım ki... Amacım tekrara düşmek değil elbette, ben bu kitap hakkındaki kendi kişisel görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Yaz aylarına giriş yaptığımızda hep on küçük zenci gelir aklıma. Kitapta bahsettiği Devon sahillerindeki gizemli zenci adası... Her yıl ritüeli olan Doğu Ekspresinde Cinayet ve Ve Perde İndi gibi kitaplar arasındadır benim için. Çizgiroman sever biri olarak Agatha'nın romanlarından uyarlama tüm çizgi romanları koleksiyonumda bulunuyor. On küçük Zenci, en popüler romanlarından biri olduğu için, birden fazla çizgiroman roman uyarlaması var. Yandaki fotoğraf da bendekilerden biri.  On Küçük Zenciyi ilk defa 2011 yılında okumuştum ve soluksuz okuduğum bir kitaptı, diyebilirim. 1939 yılında yazılan bir polisiye öyküsünün nasıl bu kadar etkileyici ve sürükleyici olduğuna şaşırmıştım. Çünkü şimdiki zam...

Agatha Christie Ve Kitapları

Bu bir giriş yazısı aslında. Bir Christie fanı olarak bu yazı ile bir yazı serisini başlatıyorum. Bu yazı Agatha Christie hakkındaki düşüncelerimi ifade eden bir giriş yazısı olacak. Size bir sır vereceğim. Agatha Christie okumaya üniversiteyi bitirdikten sonra başladım. Ne kadar geç kaldığımın farkındayım. Fakat bu durum ön yargılardan kaynaklanıyordu galiba. Evet kabul ediyorum, Agatha'nın romanlarının çok fazla bir edebi niteliği yok, okumak istemememin sebebi de buydu sanırım. Fakat okuduktan sonra anladım ki, kadın inanılmaz bir kurgu yeteneğine sahip. 70-80 arası bir sayıda romanı var sanırım. Ben de yarısını okumuşumdur muhtemelen. Kitaplarını yazdığı dönemi olan I. dünya savaşında 1970'li yılların II. yarısına kadar olan dönemi düşünürsek, ilk bakışta polisiye roman yazmak için ilgi çekici bir dönem gibi gelmiyor. Fakat, okudukça fark ettim ki inanılmaz bir potansiyel var. Polisiye ve cinayet konusunda inanılmaz yetenekli bu kadın. Çok başarılı bir şekilde cina...

Doğu Expresinde Cinayet ve Çizgi Romanları

  U zun bir aradan sonra yeniden beraberiz. Agatha Christie'nin önemli ve en çok bilinen romanlarından biri olan Doğu Expresinde Cinayet benim de şahsi favorilerim arasında yer almaktadır. O nedenle hazır Şubat ayındayken ve ben yazmaya istekliyken bu yazıda bu kitabı ele almak istedim. Kitabın konusu zaten tüm dünyada biliniyor, bu nedenle ben uzun uzun kitabı analiz etmeyeceğim. Aynı isimle yazılmış çizgi romanlar da var. Bu yazımda onlardan bahsedeceğim ama genel olarak kısaca konudan da bahsetmek istiyorum. 1930lu yıllardayız. İstanbul'dan Calais'ye gidecek olan lüks doğu ekspresi treni 3 gün sürecek olan yolculuğuna başlamak üzeredir. Dedektifimiz Hercule Poirot Suriye'den Türkiye'ye yeni gelmiştir ve birkaç gün İstanbul'da gezme niyetindedir ama acil gelen bir telgraf ona hemen Londra'ya gelmesi gerektiğini söylemektedir. O da zar zor doğu ekspresinde yer bulur. Tren, o zamanlar Yugoslavya olan, Romanya civarında kara saplanır ve bu olayın sabahında ze...